Archive for the ‘Kategorilenmemiş’ Category

Ek…

Alttaki mesaji mactan yaklasik 4 saat once yazdim…

Mac sonuclari:)

Fener bahce 1-1 Trabzonspor
Bursaspor 2-1 Besiktas (Besiktas ilk golu atar ama ardindan 2 gol yer)

Sevgililer Günü…

1942 yılında, soğuk bir kış gününde Nazi toplama kampının içinde genç bir asker, dikenli tellerin ardından genç bir kızın geçtiğini görür. Kız da aynı şekilde genci görünce heyecanlanır. Duygularını ifade etmek çabasıyla, çitin üzerinden kırmızı bir elma atar. Bu o şartlardaki bir asker için bir hayat, bir umut ve sevgi işareti anlamına gelmektedir ve mutlu olur. Genç adam, genç kızın uzattığı elmayı alır. Parlak bir ışık onun karanlığına değmiştir. Ertesi gün, bu genç kızı yeniden görmeyi umut etmenin bile çılgınca olduğunu duşünmesine rağmen, çitin ötesine bakmaktan kendini alamaz. Dikenli tellerin öteki yanındaki genç kız ise, kendisini bu denli heyecanlandıran yüzü yeniden görmeyi arzular. Elinde elma ile koşarak çitin kenarına gelir. Tipi ve dondurucu havaya rağmen kız, elmayı dikenli tellerin üstünden uzattığında, kalbi birkez daha sıcak duygularla dolar. Bu sahne birkaç gün boyunca tekrarlanır. Sadece bir an ve sadece birkaç kelime edebilmek için bile olsa birbirlerini görmek için sabırsızlanırlar. Bu anlık karşılaşmanın sonuncusunda, genç asker üzgün bir yüz ifadesi ve titreyen sesi ile; – Yarın bana elma getirme, burada olmayacağım. Beni başka bir kampa gönderiyorlar” der ve geri dönüp vedalaşamayacak kadar buruk bir şekilde uzaklaşır. O günden itibaren, kederli anlarında o tatlı kızın görüntüsü gözlerinde canlanır. Gözleri, sözleri, nezaketi, saflığı, utangaç yüz ifadesi… Genç adamın tüm ailesi savaşta ölmüştür. Tanıdığı hayat bütünüyle yok olmuş, sadece bu bir tek anı canlı kalarak kendisine umut vermeyi sürdürmüştü. 1957 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde, her ikisi de göçmen olan, fakat birbirlerini tanımayan iki yetişkin, arkadaşları aracılığı ile tanışırlar. – Savaş sırasında neredeydiniz? diye sorar kadın. – Almanya da bir toplama kampındaydım diye yanıtlar adam. Kadın tatlı bir tebessümle bir an uzaklara dalar ve daha sonra; – Toplama kampındaki bir gence, elma attığımı anımsıyorum. Bir kaç gün hep aynı yerden çitin öteki yanındaki askerle konuşur, bakışırdık. Sonra o gitti… Ama ben o nu hiç unutamadım. Hep sevdim… Çok sevdim. Adam şaşkınlıkla sorar; Bir gün o genç sana “Artık elma getirme, çünki başka bir kampa gönderiliyorum” dedi mi? Kadın iyice şaşırmış bir ses tonu ile: – Evet. Ama siz bunu nereden biliyorsunuz? diye sorar. Adam kadının gözlerinin içine bakarak; O genç asker bendim. Yıllarca hep düşündüm, hep o güzel birkaç günün anısı ile doldurdum düşlerimi. Benimle Evlenir misin? 1996 Yılında Sevgililer Gününde, Oprah Vintfrey televizyon şovunun çekimlerinde, aynı adam kırk yıllık eşine duyduğu sevgiyi bir kez daha milyonlar önünde anlattı.

Mutlu Yıllar…

dışarda çılgın bir sağanak
yine sonbahar mevsim
ve tek başıma üflüyorum mumları
masada fazladan bir tabak
içinde pastadan bir dilim
seni bekleyen koltuk bu yıl da boş…..
tarih yine yirmibeş ekim….

bir barda oturmuş
altımda duran kenti seyrediyorum
rengarenk… ışıl ışıl bir manzara
dokunmaz diyorum bu gece alkol
ama gel gör ki
daha ilk kadehte kulağımda çınlıyor
‘’sevgilim nice yıllara…”

bu tarihte dostlar
sevenler yanımda durur
bir sen eksik kalırsın her sene
hiç hatırlamazsın unutmam dediğin günü
ve ben yılda bir kez derinden
mutlaka özlerim seni
sabaha doğru son bulur suskunluğum
beni çarpan içki değil
yokluğun güzelim! yokluğun…

doğumgünün şimdi
tarih yine yirmibeş ekim
yıllar sonra varmak için
bugunu bekledim….

SENI COOK SEVIYORUM BIR TANEM…….

Canım…

Mutluluğu başkasında aramak yerine kendi içinde görebilmekmiş,
seni içimde hissettiğimde anladım :)
Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda ona ulaşırmış.
Sabretmek, öylece durup beklemek değilmiş,
ileri görüşlü olmak demekmiş.
Sabır nedir dersen,
Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü hayal edebilmekmiş,
gözlerinin içinde aydınlığını gördüğümde anladım :)

Paylaşım…

İnsan psikolojisi çok garip…
yaptıklarını hatırlamayıp sadece yapılanları hatırlamak gibi çok rahat olan bir yolu bulmakta çok usta…

Sevmek ne kadar zormuş…

Eskiden sevmek için iki kişi yeterliydi…
Şimdi ise bir kişi yetiyor ikinci kişi fazla geliyor
tahammülü yok çünkü sevdiğine…

Sevmek için bir ömür bekle
ama sonunda seviyorum seni diyeceğine
beni seviyormusun diyosun…
oysa karşılık beklemiyordun sevgin için…

anlamaya çalışırsa mutlusun
inanırsa rahatsın
sarılırsan seversin……………………..

özlüyorum ama artık çok korkuyorum…
sevgi vermeye cesaretim yok…
bana biraz CESARET VER……………………………………………

Kendimle Vuruştum…

Dün sabaha karşı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokuşun başinda bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum

Özdemir Asaf

HOŞGELDİN :)

HOŞGELDİN

Diyemedim…

uzun zaman olmus duymayali gulusunu
duyunca cok mutlu oldum
Telefonda diyemedim nedense . . .
OZLEMISIM SESINI . . .
OZLEMISIM SENI . . .